31 Aralık 2009 Perşembe

Yeni Yıl Etkinlikleri

Sağlık, huzur, barış dolu bir yıl dileğiyle...
İYİ SENELER...




Okulda yapıp, getirdikleri yeni yıl etkinlikleri. 1'er kapı, 1'er pencere süsü.
Pencere süsü renkli karton üzerine pamuk, yıldız ve simlerle süslenmiş.
Kapı süsü plastik tabak üzerine işlenmiş.

18 Aralık 2009 Cuma

Bir Tavsiye...



Biz bu ay Ya-pa Mix aldık. Her ay için özel çıkarılıyor ve içeriği o aya özel günleri ve bilgileri kapsıyor. Aslında öğretmene destek ve aile etkinlikleri konusunda yön göstermek amacı ile hazırlanmış. Fakat özellikle çocuğunu yuvaya göndermeyen aileler için ben çok uygun olduğunu düşündüm.


12 Aralık 2009 Cumartesi

Yerli Malı Haftası ve İlk Şiir



Okulumuzda yerli malı haftası etkinlikleri düzenleniyor. Bu hafta boyunca tutum konulu bolca aktiviteler yapıldı. Dün de gönderdiğim kutulardan çok güzel iki kumbara ile döndüler eve. Evde elişi kağıtlarından paralar yapıp attık kumbaralarına. Bir de haftaya çarşamba yapılacak tören için okuyacakları ilk şiirlerini ezberledik.
Yerli Malı haftası,
Seni özledik durduk,
Günün gelecek diye,
Yolunu gözlüyorduk.

Dergi Aktiviteleri



Bu hafta dergi seçme işini Azra ve Ataberk üstlendi. Azra Kaşif Dora'nın bu ay ki dergisini, Ataberk ise Tamirci Bob'un Nisan-Mayıs dönemi dergisini seçti. Yaşları için büyük olacağını düşünsem de özellikle Kaşif Dora'nın neredeyse tüm etkinliklerini 31. aya uygun bulduk.

Fikir olur diye resmini çektiğim bazı aktiviteleri yazıyorum. Çoğu evde de renkli kağıtlar ile oluşturabileceğimiz aktiviteler.




Dora'nın ekinde Balık Yakalama oyunu vardı. Bu dönem, bu tarz dikkat ve el becerisi oyunları çok seviliyor. İçindeki mıknatıs ortadan kaybolduğu için oyunumuz çabuk bitti. Fakat ELC'nin buna benzer örümcekle yakalama oyunu daha önce evimizde olduğu için balıkları yakalamaya devam edebildik.



Hangi renk balondan sadece bir tane var. Yapınca da ödülünü aşağıda vermişler yıldızını boyuyor.




Tamirci Bob Ataberk'in resim olarak çok ilgisini çekti. Dergide bazı yazım hataları da vardı. Yaş grubu biraz daha yükseğe hitap ediyor ama sadece makine boyayıp, el aletleri ve iş makinelerini kesmek için bile alınabilir. Bu da severek yaptığı resmin parçalarını tamamlama faaliyeti.




Hediye paketlerinin içinde hangi hediye olabilir. Yine keyifle yapıp verdi kendine yıldızını.

4 Aralık 2009 Cuma

Meeee Bilezik






Malzemeler resimde görüldüğü üzere;
Karton, yapıştırıcı, pamuk ve boyama kalemleri.
Azra koluna taktı, Ataberk başucuna koydu.
Merhaba koyun arkadaş, nasısın, iyi misin?

Artık Bu Evde Doğum Günü Pastalarını



Azra yapıyor.
Anne azıcık, ucundan :) yardım ediyor.
Çok da lezzetli oluyor.
Azra babası için iş başında.

29 Kasım 2009 Pazar

Turkuazoo











Biz pek beğendik. Hatta yatmadan ve sabah kalkar kalkmaz tekrar gitmek istedikleri için mümkün olduğunca sık gitmek için söz bile verdik. Tavsiye ederiz.
Bilgi için tık.

26 Kasım 2009 Perşembe

İyi Bayramlar

18 Kasım 2009 Çarşamba

Misketle Boyama




Bu aktiviteyi Yeliz'den öğrendim. Yuvada bizim çocukların grubunun aktivite annesi olunca da hemen uyguladım. Özellikle hareketli çocuklar için keyif aldıkları bir aktivite. Teşekkürler Yeliz.

Malzemeler:
Misket
Parmak boyası
kutu
A4 kağıt

Kutunun içine A4 kağıdı yerleştirip, istedikleri renklerde parmak boyasını damlatıyoruz. Sonra misketi içine atıp kutuyu hareket ettirerek resmi oluşturuyoruz.

10 Kasım 2009 Salı

Ata'mızı Anıyoruz

Eti Çocuk Tiyatrosu



Biz bu cumartesi izledik. Bizimkilerin yaş grubuna çok hitap etmediğini düşündüm ama 4 yaş üzerine tavsiye ederim.

1 Kasım 2009 Pazar

Frankeştayn Gıda İstemiyoruz

Bu konudan Yılmaz Özdil'in yazısı ile haberim oldu. İki çocuğun kursağına mümkün olduğunca hormonsuzu girsin niyetiyle, her pazar kilometrelerce yol yaptığımızı düşününce, bireysel direnmenin ne kadar boş olduğunu anlıyor insan.
Gerçi çok olmak artık birşey ifade ediyor mu düşünüyorum da.
İyisi mi ben dua edeyim şimdi. Belki domuz genetiği falan hatırına birisi çıkar yandaşlardan, el koyar duruma. En kötüsü etiketlerler. Gerçi uzun vadede yaşanacakları düşününce, en iyisi bu ülkede doğurmamak aslında.


GDO nedir? Temiz ve Güvenli Gıda İstiyoruz.

Bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi ya da ona kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar", kısaca GDO adı veriliyor.
Bir canlıdan diğerine gen aktarımı, bir çeeşit kesme,yapıştırma ve çoğaltma işlemi olup, genetik mühendisleri tarafından uygulanıyor. Aktarılacak gen önce bulunduğucanlının DNA sından kesilerek çıkarılıyor.Sonra vektör adı verilen taşıyıcı virüs ile bu gen DNA molekülüne yapıştırılıyor.

Frankeştayn Gıda olarak da nitelenen GDO'lar bugün kolera bakterisi geni taşıyan yonca, akrep geni taşıyan pamuk, tavuk genli patates,balık genli domates gibi gıdalar şeklinde karşımıza çıkıyor.

İnsanlık bugün doğal çeşitliliğe zarar vererek tür zenginliğinin yok olmasına yol açan GDO ların çeşitli yollardan yayılarak yeni Frankeştaynlar yaratma tehlikesiyle karşı karşıya.

Neden GDO ya Hayır.

Canlılar üzerinde yapılan bu değişiklikler; canlı sağlığı,biyolojik çeşitlilik,ekolojik dengenin bozulması,ekonomik bağımlılık,canıların yaşam hakkının elinden alınması ve canlılar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması açısından önemli tehdit ve riskler taşımaktadır.
Yaşam bütündür ve canlı organizmalar (maikroorganizmalar,bitkiler,hayvanlar ve insanlar), milyonlarca yıl boyunca değişerek bu güne geldiler.
İnsanlığın da yaşamsal ihtiyaçlarının kaynağı olan bu zenginlik, dengeli bir alış-veriş ve ekolojik bütünün her bir unsuru (tüm canlılar, toprak,su,güneş,ay,hava vs.) ile etkileşimiçinde gelişerek çeşitlendi.
Bu değişim, doğal olmayan yollarla ,sadece belli noktalarda hızlandırılsa ne olur?

GDOların Tehdit ve Riskleri

1. Biyolojik Çeşitlilik, Tarımsal Biyoçeşitlilik ve Doğal Dengeye Etkileri

Yerel türler tehdit altında.Yaşam bir bütündür ve gen halkalarındaki en küçük bir değişiklik beslenme zinciri yoluyla bütündeki diğer parçaları da etkiler.

Sonuçta insan, hayvan,bitki,mikroorganizmalarda yapılan herbir değişiklik bütünün bir diğer parçası olan tarımsal biyoçeşitliliği, yani sağlıklı beslenmenin temeli olan gıda çeşitliliğine etkileyecektir.

Hastalık ve diğer zararlılara karşı dayanıklı olması için genleriyle oynanmış bir buğday türünün belki verimi yüksektir ama, bir hastalık ya da zararlı sayesinde o türün yok olması ve dünyada artık başka bir buğday yetiştirilmediği için buğday ırkının tamamen ortadan kalkması gibi bir felaketi beraberinde getirebilir.

Modern tarım yüzünden zaten çeşitliler çok azlmış durumdadır.Asya'da mevcut 140 bin çeşitten sadece 6 sı ekili toprakların %70 ini kaplıyor. Azalan çeşitler ise tamamen GDO tehdidi altındadır. Çünkü GDO ların aktarılmış genleri çevresinde geleneksel yöntemle üretilmiş ürünlere geçebilmektedir. Arılar, kuşlar, böceklerve rüzgar gibi tozlaşmayı sağlayan etkenler GDO lu polenleri komşu tarlaya taşıyor ve oradaki üründe de genetik değişikliğe yol açıyor. "GEN KAÇIŞI" adı verilen bu bulaşma sonucu yaşamın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyan bitkiler tek tipleşmekte ve doğal çeşitlilik azalmaktadır. Milyonlarca yılda oluşan türler 5-10 senede yok olmaktadır.

Birkez gen aktarımı başlatılınca genetiği değişmiş ürünün, genetiği değişmemiş
ürünlere bulaşması -ileriki nesillere de aktarılacağından- önlenemez hale gelmektedir.

Yararlı böcekler yok oluyor. Zararlı böceklere karşı dayanıklı olmalarını sağlamak için bazı bitkilere aktarılan toksin (zehir ) karakterli genler o böcekleri yiyen yaralı böcek türlerinin de yok olmasına neden oluyor.

(Toksin karakterli BT(Bacillus thuringiensis)geni aktarılmış bir bitkiyi yiyen bir böcekle beslenen Uğur böceği (gelin böceği) gibi yararlı böceklerin ölüm oranının arttığı ve gelişmelerinin geciktiği saptandı-Hagedorn 1998)

Bir risk ise toksinin etkin olduğu böcek türleri bu toksine zamanla dayanıklılık kazanıyor olması.(ABD de bt genli pamuk ekili alanlarının bir kısmında, pamuk koza kurdunun etkili olarak kontrol edilemediği gözlendi-Alam 1999)

Yabacı otlara dayanıklı genlerin aktarıldığı bitkilerin diğer canlılar ( uğur böceği) üzerinde öldürücü etki yaptığı gözlendi ( Steinbrecher,1996)

Böceklere ve yabancı otlara dayanıklılık geni aktarılmış bitkiler, zamanla o böcekler ve yabancı otlarda dayanımı arttırdığı için çok daha fazla tarım ilacı kullanılmasına yol açabiliyor. Yabani otlara karşı dayanıklılık geni aktarılmış bir bitkinin değiştirilmiş genleri rüzgar, kuş, böcek,arı vs. gibi etkenlerle başka bitkilere bulaşıyor ve bu geni almış yabancı otlar savaşılması güç bir şekilde çoğalıyorlar.

Ayrıca yabani ot ilacına dayanıklı genler aktarılmış bir ürünün yetiştiği tarlaya ertesi yıl farklı bir ürün ekildiğinde, tarlada kalan geçen yılın GDO lu ürünü yeni ürün için yabancı ottur. Ancak eski GDO lu yabani otlara dayanıklı olduğundan çiftçi için büyük sorun yaratıyor ve yeni ürüne şans tanımıyor, onunla mücadele etmek imkansızlaşıyor.

(Yabancı otlara doğru gen kaçışı nın kolza ve pancarda belirginleşmesi Fransa Tarımsal Araştırmalar Ulusal Enstitüsü'nün (INRA) yabani otlara dayanıklı tüm kolza varyetelerini stoktan çıkarmasına neden oldu.)

İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

GDO lu bitkiler yüksek allerji riski taşıyor. Allerjenler, genetik mühendisliği yoluyla bireylerin güvenli olduğunu düşündükleri için tüketmekte sakınca görmedikleri besinlere de aktarılabiliyor. Bu durumda birey allerjeni taşıdığını bilmediği besini tüketerek kendini riske atabiliyor.
(11 Aralık 2003'te Rusya'da bir gurup bilim adamı son üç yıl içerisinde allerji belirtisi gösteren hastaların sayısında 3 kat artış olduğunu ve bunun altında yatan nedenin Genetiği Değişmiş Ürünler'in (GDÜ) tüketimi olabileceğini açıkladılar.-Traavik ve Smith, 2004)

Toksik (zehirleyici ) Etkiler

Araştırmalar GDO lu patateslerin fareler için toksik etki yaptığını, bağışıklık sisteminde bozukluklar,viral enfeksiyonlar gibi birçok etkileri olduğunu ortaya koyuyor.

(1980 lerin sonunda bir Japon firması triptofan adlı bir aminoasidi bir bakteriye ürettirerek besin takviyesi olarak ABD de satışa sundu.Aylar içinde ürünü kullanan kişilerde sinir sistemini etkileyen, kas ağrıları ve kandaki bazı hücrelerin sayısında artış ile seyreden eozinofili-miyalji sendromu ortaya çıktı. Bu sorunları yaşayan 155 kişide kalıcı hasar meydana geldi,37 hasta yaşamını yitirdi.Mayeno ve Gleich,1994 . Yapılan inceleme sonucu genetiği değiştirilmiş bakterideki artmış triptofan üretiminin toksik bir yan ürün oluşumuna yol açtığı ve sendromun toksik madde nedeniyle ortaya çıktığı anlaşıldı.)

Antibiyotiğe Karşı Dayanıklılık Oluşturması

GDÜ lerin üretimi sırasında belirteç gen olarak kullanılan antibiyotik direnç genlerinin en büyük tehlikesi, ortamda bulunan bakteriler aracılığı ile yayılması.

Bakteriler arasında doğal yollarla gen alışverişi yapıldığı biliniyor.Antibiyotik direnç genlerinin hastalık yapan mikroorganizmalar geçişi, bu bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların kontrol altına alınmasımı güçleştiriyor. Bu tür ürünleri tüketen canlının sindirim sisteminde bulunan bakterilerin, o ürünün yapısında bulunan antibiyotik direnç genini alması mümkün.

Bt nin ( Bacillus thuringiensis) etkileri

Tarımda uzun zamandır böcek öldürücü olarak kullanılan Bt spreyi toprakta parçalanıyor. Ayrıca tüketilen ürün yıkanarak Bt spreyinden arındırılabiliyor. Ancak Bt geni aktarılmış ürünlerde Bt toksininin parçalanması ya da ürünün yıkanarak temizlenmesi söz konusu değil. Bu durumda Bt toksini bütün etkisini ürün tüketilene kadar, hatta belki de tüketildikten sonra da sürdürüyor.
Bt geni aktarılmış ürünlerin tüketiminde bireyin maruz kaldığı Bt toksini miktarı Bt spreyindekinin 10-100 katı.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler Bt toksininin memelilerde aktif olduğunu, sindirim sisteminde parçalanmadığını, bağırsaklarda bağlanabildiğini ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturabileceğini ortaya koyuyor.

( Filipinlerdeki bir Bt mısır ekim alanının yakınında yaşayan köy halkında solunum yolu, sindirim sistemi, cilt reaksiyonları ve ateşle seyreden hastalığın, mısırın polen saçtığı dönemde ortaya çıktığı fark edildi. Bu bireylerin kan örneklerinde Bt toksinine karşı antikorlar saptandı-Travik ,2004)

Sağlıksız Hayvanlar ve Hayvansal Ürünler

Örneğin süt verimini arttırmak için ineklere GDÜ lü ürünler veriliyor. Bu hayvanların sağlıkları bozuluyor.Meme enfeksiyonları, rahim, sindirim sistemi bozuklukları, yumurtalık kistleri görülüyor. Gebelik oranı düşüyor.Antibiyotik kullanma sıklığı artıyor.

Bilim insanları ayrıca iki tür potansiyel tehlikeye dikkati çekiyor; durgun virüsleri yeniden harekete geçmesi ve virüsler arasında yeni bulaşıcı diziler oluşturabilecek kombinasyonlar!...

HANGİ ÜRÜNLER GDO LU OLABİLİR?

Pek çok GDO lu ürün var;
Mısır, patates, domates, pirinç, soya, buğday, kabak, balkabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri, kolza, kasava, papaya.

Bunların dışında çalışmala,rın devam ettiği ürünler var;
Muz, ahududu, çilke, kiraz,ananas, biber, kavun, karpuz, kanola.

Üretimi sırasında GDO kullanılmış pek çok ürün var,

Mısır ve soya genleri ile oynanan ürünlerde ilk sırayı aldıklarında bu bitkilerden üretilen yan ürünlerin de GDO lu olma riski var.

*Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta,glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin,;
Bisküvi, kraker, kaplamalı çerezler,pudingler, bitkisel yağlar,bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler,hazır çorbalar,mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar ile pamuk GDO lu olma riski taşıyor.

* Sadece mısırdan üretilen ve çeşitli gıdalarda bileşen veya katkı maddesi olarak kullanılan yan ürün sayısı 700'ü, soyadan üretilen türevlerinin sayısı ise 900'ü buluyor. Yani bu yan ürünleri içeriğinde kullanan her bir işlenmiş ürünün GDO'lu olma riski bulunuyor.

Türkiye'de Denetim Yok!

GDO lu tohum yasaklanmış olsa da bu tip ürünlerin ithalatının kontrolü yok ve girişler sadece beyana dayalı...

Gen aktarılmış ürün yetiştiriciliği yasak, Bakanlık kontrollü olarak bazı sahalarda GDO lu bitki yetiştiriciliği yapıyor.

GDO içeren ürünlerin Türkiye'ye ithali serbest.

Türkiye'de GDO içeren ürünleri satılma riski çok yüksek. Çünkü bu konuda yasal düzenleme yok. Riski en yüksek olan ürünler içeriğinde mısır ve soyadan elde edilen yan ürünleri içerenler. Çünkü Türkiye mısır ve soya ithalatının büyük bölümünü, en büyük GDO lu mısır ve soya üreticileri olan ABD ve Arjantin'den alıyor.

GIDA SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİ?

Ürünleri dış görünüşünden anlamaya imkan yok.Bu nedenle riski azaltmak gerek.
• Yukarıdaki "Hangi ürün GDO lu olabilir ?" bölümünü iyi okuyun. Böylecerisk gruplarını tespit edersiniz.
• Organik ürünler yemeye dikkat edin.Bu ürünlerin üretiminde ekolojik sertifikalı tohumluk kullanılır. Her organik veya ekolojik denen ürüne itibar etmeyin.Mutlaka sertifikasını görmek isteyin. Alışveriş yaptığınız marketlerde organik ürün talep edin.
• Gıdaları mevsiminde tüketin. Mevsimi dışında yetiştirilen sebze ve meyveler için doğal olmayan zorlama yöntemler kullanılmaktadır. Doğal yöntemlerin kullanılmadığı seralarda çok fazla tarım ilacı kullanıldığını da unutmayın.
• Gıdalarınızı yerel olanlardan seçin.ABD veya Arjantin gibi dünyada en çok GDo üreten ülkelerden gelen ürünlerin GDO lu olma riski yüksek. Ülkemizde üretilee ve kaynağını bildiğimiz ürünler tüketerek yerel çeşitlerin korunmasına da katkıdabulunun. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinden gelen ürünlerin ulaştırılması için harcanan yakıtın yarattığı kirliliği unutmayın.
Gıdanızın Kontrolü İçin Ne Yapabilirisiniz?

1. Bilgi edinme hakkınızı kullanın.Günlük olarak en çok tükettiğiniz gıdaların, şüphe duyduğunuz tohum ve yemlerin listesini çıkararak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri kanalıyla bu gıdaların GDO lu olup olmadığını sorabilirisniz.

Bilgi Edinme Yasası'na göre yetkililer size 15 gün içerisinde konuyla ilgili bilgi vermek zorundalar. Başvuruyu yapan şahıslar www.adalet.gov.tr/gercek.doc , tüzel kişiliklerse www.adalet.gov.te/tuzel.doc adresindeki başvuru formunu kullanabilir.

2. Alışverişlerde mağazaların dilek şikayet kutularına malların üzerine GDO lu olup olmadığını belirten uyarılar konmasını talep edin.Gıda firma tüketici servisinden de bunu talep edin. Bütün bunlar kamuoyu yaratmanıza sebep olur. Israrlı talebiniz gündem ve arz yaratır.

3. Şüphe duyduğunuz ürünlerde bizzat Ankara İl Kontrol Laboratuvarı ( 0 312 315 00 89 ) ya da Bursa Gıda Merkez Araştırma Enstitüsü' ne ( 0 224 246 47 21)analiz ettirebilirsiniz. Ancak analizler ücret mukabili yapılıyor.

4. GDO ya Hayır Platformu'nun "YAŞAM PATENTLENEMEZ" başlıklı kampanyasına imzalarınızla destek verebilir, kampanyada gönüllü olarak yer alabilirsiniz.

kaynak: ağaçlar.net forum

28 Ekim 2009 Çarşamba

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

video

19 Ekim 2009 Pazartesi

Kitapta Resmi Görülünce Öpülen Balıklar...




Pişiyelim, yiyelim annneeeeee.
Önceleri çok sevdiği balığın, tabağında tepeleme dolu ayıklanmış balık eti ile aynı olduğunu söylemek onu üzer diye düşünmüştüm. Fakat öyle olmadı. Ya da benim sandığım şekilde idrak edemedi durumu.
Hangi kitap bu kadar eğlendirir, bu kadar güzel anlatır. Hafta sonu gönderin babaları ile karadeniz kıyısına.

Mantıcı Azra



Diyelim ki elde mantı açmaya zamanınız da el beceriniz de musait değil.
Ya minik mantı makarnalarını doldurmaya?
Ona da benim gibi ayıracak vakit bulamıyorsanız, görev adamlarını dikin işin başına. Hiç ummadığınız performansı sergileyeceklerine, hem de yedikleri miktarın neredeyse 2katına çıkacağına eminim :)

Azra'nın Kolye Çantası



Benim bu tarz çalışmalar ilgi alanıma girmez, dolayısıyla tembellik ederim. Neyse ki dergi aktiviteleri(Meraklı Minik) imdadıma yetişiyor. Öyle kolay ki yapması ve kendine özel yapıştırarak hazırladığı birşeyin olması öyle iyi geliyor ki onlara. Herkese çantasını gösteriyor. Bunu ben yaptım diyerek.

Hangi Böcek Farklı




Meraklı Minik dergisi aktivitelerimizden.

10 Eylül 2009 Perşembe

Şarkı Söylemek Lazım Avaz Avaz

Var mıdır bundan keyifli aktivite. Anne nihayet şarkıları kaydeder. Boyutu uygun olanları sizlerle paylaşır. Diğerleri için uğraşır ama beceremez ):

video

video

Kum Boyama








Son zamanların en favori aktivitesi.
Öyle keyifli ki bizimkiler gibi şartlar nedeniyle sıra beklemeye alışkın çocukları bile inanılmaz heyecanlandırıyor.
Bu nedenle iki çocukla bu işi yapacak annelere tavsiye; Kolay temizlenecek bir yer bulun. Çünkü bu kum tanecikleri her yere yayılıyor.

8 Eylül 2009 Salı

Ödülümüze Dair
















Öncelikle yorum bırakan arkadaşlardan kocaman bir özür diliyorum. Ben yorumları onay mekanizmasına koymadığım için ancak bloga şöyle bir göz gezdireyim deyince, farkına vardım arkadaşlar. Kusuruma bakmayın. Bana kalan kısacık vakte, bu işleri de sığdırmaya kalkınca, alaturkalık oluyor maalesef. Aylardır da şöyle bir bloga bakayım dememişim ): Fırsat bulunca ancak kayıt girebiliyorum.

Sevgili arkadaşım Yasemin'den ödülümüz var. Yaseminciğim yine vakitsizlikten senin ilginçliklerinden de kopya çekip bendeki durumu yazdım artık kusuruma bakma.

İşte kuralları:
1. Ödülün logosunu bloguna eklemek.
2. Ödülü aldığın kişinin linkini, ödülle ilgili yazına yazmak.
3. Hakkındaki 7 ilginç şeyi listelemek.
4. Sevdiğin 7 blogu listelemek.
5. Ödülü göndereceğin bloga mesaj bırakmak

Sevdiğim bloglar:
1- Azra ve Ataberk :) :) :)
2- Doruk ve Neslihan
3- Bulunur Hint Kumaşı
4- Decaf Latte
5- Yasemin ve Fıstıkları
6- Defneyle Yaşamak
7- Fifiyle Dodo
8- Tuba ve Anıl

Hakkımdaki 7 ilginç şey:
1-Pedikür yaptırmaktan utanırım. Karşı tarafı rencide ediyorum gibi gelir. Ablacığım pedikürünü de yapayım diyen kızcağıza ben çok huyluyum ayağımı elletemem der yalan söylerim. (Çok ayıp biliyorum ama ): )
2-Eski resimlere bakmaktan büyük keyif alırım. Benim için terapidir. Bu nedenle digital ortamda resim saklayamam. Mutlaka bastırırım.
3-Verimlilik ve kontrol manyağıyım. Her koşulda kendime mutlaka iş üretirim. Plan yapmaktan bazen ruhum sıkılır. Rahat insanlara hayranlık duyarım.
4-30'umdan sonra iyi yemek yapmayı öğrendim. Yemeklerim çok beğenilir.
5-Ailede erken yaşta ölümler çokça olduğundan, sevdiklerimi kaybetme korkum fazladır. Fakat ölümden hiç korkmam. Herhalde o tarafta yanlız kalmayacağımı düşündüğümden.
6-Sevdiğim kitabı bitirmeden uyuyamam. Çocuklardan sonra 3 güne bölmüşlüğüm olsa da kafam kitabı merak etmekle sıkça meşgul olur. Bu nedenle zamana bölerek kitap keyfi yapabilenlere özenirim.
7-30'umdan sonra bana kilo alarak dönmesine rağmen yemek yemekten müthiş keyif alırım. Bu keyif kilo alırım kaygısının da üzerinde olduğundan, yaşamımı da muhtemelen balık etlilik sınırında tamamlayacağım.(Umarım aşmam)Bu arada tombul insanları da ezelinden beri çok sempatik bulurum, daha neşeli, daha keyifli gelirler bana. Her ne kadar okul yaşamım boyunca sayelerinde lakabım safinaz olsa da :) Sanırım kilo alırım kaygısının alt sıralarda seyretmesinin de en büyük nedeni de bu sempati ): Yaktınız beni Ebru, Aylin, Didem, Serra ne diyeyim.

Ödülümü de Sevgili Neslihancığıma gönderiyorum.
Sevgiler,

7 Eylül 2009 Pazartesi

Hangi Bacak Kimin, Hayvanlar ve Desenleri

















Bu ay Meraklı Minik dergisinin aktivitelerinden ikisi. Düşündüm ki eski dergilerden evde de bu tarz bir aktivite yaratılabilir. Çok keyifli idi.
Azra: Anne şaşımış şaşımış, gorilin böyle bacağı olur mu?
Ataberk: Yok kayışmış o, bak bu doğru.

Azra: O kaplumbaga degil Atabek, bak ditgötgen bu timsah, timsah.
Ataberk: Kayıştıydım bu kayeye(kaplumbağa için) benziyor. İstemiyoyum, veyme. Ben bunu sevdim.

Bizim Evin Pasta Canavarı



Sabah uyandı. Günaydından sonra pasta yapalım diye tutturdu. Bir de kırmızı olacakmış. Neyse ki pembe bir sosta anlaştık.
İşte tarif:
Hazır pastabanlar 1 bardak ılık suya, 1 kaşık pekmez karışımı ile ıslatılır.
Üste 1 kat ince muz dilimleri döşenir.
Onun üzerine 125 gr kadar bitter kuvertür çikolata benmari usulü eritilerek gezdirilir.
Üzerine böğürtlenli muhallebi eklenir.
Üzerine tekrar pastaban ve en üste ise böğürtlenli krem şanti gezdirilir.
Böğürtlenli muhallebi de, sos da tamamen o an uydurulmuştur. Fakat lezzet mükemmeldir.
İşin temizlik kısmına girişilince pastanın son hali yine fotoğraflanamamıştır.

Böğürtlenli Muhallebi:
1 su bardağı kadar böğürtlen
1 dolu kaşık nişasta
2 bardak su
Muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak pişirilir. Ilık halde çikolataların üzerine gezdirilir.

Böğürtlenli krem şanti.
1 su bardağı süt kreması
2 kaşık pudra şekeri
10 adet böğürtlen
Önce yavaş sonra yüksek hızda çırpılır, buzdolabında bekletilir.

Üzüm Tanelerini Ayıklama



Üzümler bahçeden fazla fazla gelince, üzüm içeceği yapmaya girişilir. Salkımlardan üzüm taneleri itina ve büyük ciddiyetle ayıklanır. Sonra yaklaşık 2 kg üzüme, 1 bardak toz şeker ile kaynatılır. Kevgirden geçirilir. Afiyetle içilir.

1 Eylül 2009 Salı

Küçük Mimarlar





Bu oyuncak, Banu teyzemizin hediyesi. Emine ablamız mimar olarak bu oyuncağın faydalarını anlatıp, üzerine çok da güzel oynayınca, şevkle oynanan her oyun, çocuğun şevkini de o oranda arttırınca, bizim minikler de ustalaştı.

Uzay Maketi ve Uçmaya Hazır Minikler



Ağustos ayının Meraklı Minik dergisi konusu Uzay'dı. Önce uzay roketimizi yaptık.

Sonra ikisinin de çok sevdiği gökyüzü temalarını kartonlara yapıştırdık. Kendi resimlerini de ekleyerek, birer kapı süsü kurguladık. Aktivitenin tamamı bir haftaya yayıldı. Fakat en mutlu oldukları aktivite oldu bu. Hem de Zafer bayramı hediyesi oldu.

İlk Anlamlı Resim


Ataberk-30 Aylık

Her gün resim yapmak istiyorlar. Karalamalar, çizgilere, çizgiler daireye, üçgene, kareye dönüştü ve işte ilk resim ummadık bir anda ummadık bir şekil ile Ataberk'den geldi. Bu bir atmış. Kızının resim sevdası ile mutlu olan anne, anne at yaptım diye bu resim getirilince pek şaştı.

Semizotu Canavarı


Semizotu temizliğinde oğlumun üzerine tanımam.

Oyuncak Temizliği


Minikler iş başında. Oyuncaklar dalin ile yıkanır, durulanır.

31 Temmuz 2009 Cuma

Oyunla Matematik



Bu öneri Tim Seldin'in kitabından. Blokları 1 arttırarak, oyunla, toplama yapmış oluyoruz. Şimdilik 10'dayız.

Makineler/4 Parçalı



Yeni kitaplarımız dün Cogitoy'dan elimize ulaştı.

Daha önce de yapboz kitap deneyimimiz olmuştu. Fakat ilk seçimimiz bunlar olmalıymış.



Çünkü bu seride, altta bütün resim bulunuyor ve 4 parçalı yapbozu çocuk, 1-2 uygulama sonrasında zorlanmadan resim üzerine yerleştirebiliyor.



Altında resim olmayan 6 parçalıları yapabilir olmaları, 1 ayı bulmuştu. Ve üstelik her başarısızlıkta da çok sinirlenmişlerdi :)

Kanımca 6 parçalı ve bütünü resmedilmemiş yapbozlar, 3 yaş üstü için daha uygun.